Güncel

Türk astronotun uzayda ilk deney çalışması başladı

Uzayda test edilen Tuz Gölü bitkisi, Türkiye'nin ilk astronotu Alper Gezeravcı tarafından inceleniyor. Uluslararası Uzay İstasyonu'nda başlatılan ilk deney, EXTREMOPHYTE adını taşıyor. Deneyin detayları haberimizde…

Abone Ol

Türkiye, astronot Alper Gezeravcı'nın uzay yolculuğunu büyük bir heyecanla takip ediyor. Türkiye Uzay Ajansı, Gezeravcı'nın deney çalışmalarına başladığını duyurdu. Uluslararası Uzay İstasyonu'nda gerçekleştirilen ilk deney ise "EXTREMOPHYTE" adını taşıyor. Bu deney kapsamında, Tuz Gölü'nde yetişen bir bitkinin tuz ortamındaki tepkisi uzay şartlarında detaylı bir şekilde araştırılıyor.

TUZ GÖLÜ'NDE YETİŞEN ENDEMİK BİTKİ UZAYDA TEST EDİLİYOR

Yaşar Üniversitesi Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. İsmail Türkan liderliğindeki ekip, Ege Üniversitesi Biyoloji Bölümü öğretim üyeleri Doç. Dr. Rengin Özgür Uzilday ve Doç. Dr. Barış Uzilday tarafından tasarlanan bir deney ile yüksek tuzlu ortamlara dirençli bitkinin düşük yerçekimindeki yüksek tuz toleransını inceleyecek.

Prof. Dr. İsmail Türkan, Uluslararası Uzay İstasyonu'nda (ISS) gerçekleştirilecek deneyin Türkiye'de devam edeceğini belirtti. Deney kapsamında, bitkinin yüksek tuzluluğa karşı gösterdiği tolerans ile mikro yerçekimi arasındaki etkileşim incelenecek.

Türkan, bu deneyin, bitkinin uzaydaki regolitlerde (Ay ve Mars toprağı) kullanılabilme potansiyelini değerlendirmeyi amaçladığını belirtti. Bitkinin sodyum klorür dışında lityum ve bor gibi elementlere toleranslı olduğunu söyleyen Türkan, bu özelliğin uzayda ağır metal ve çeşitli çevresel streslere karşı toleransın araştırılmasında da kullanılabileceğini ifade etti. Türkiye'ye ait endemik bir bitki türü ile yapılacak bu bilimsel misyonun, uzay ortamında bir ilk olacağını vurguladı.

ÇOK SAYIDA BİLİMSEL DENEY YAPACAKLAR

Türkiye'nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, 14 gün boyunca Uluslararası Uzay İstasyonu'nda 13 farklı deney gerçekleştirecek.

Bu deneyler, mikro yer çekimi ve uzay ortamında insan genetiği, insan sağlığı ve biyoloji gibi alanlarda yoğunlaşacak. Uzay için yeni nesil alaşımlar deneyinde ise yüksek sıcaklıklara dayanıklı alaşımların üretilmesi üzerine çalışılacak.

Deneyin temel amacı, uzay, havacılık ve savunma sanayii için kullanılacak malzemelerin geliştirilmesine katkı sağlamaktır. Ayrıca, dünyada zorlu koşullara adapte olan tek hücreli canlıların yer çekimsiz ortamda büyüme testleri de gerçekleştirilecektir. Bu kapsamlı deneyler, uzay araştırmalarında ve malzeme geliştirmede önemli bilgiler sunmayı hedeflemektedir.

ASTRONOTLARIN DEĞİŞİMİ İNCELENECEK

Başka bir deneyde astronotların uzayda düşük yer çekimi, radyasyon, beslenme ve uykusuzluk gibi durumlarda fizyolojik ve biyokimyasal değişimleri detaylı bir şekilde incelenecek.

Bu deney kapsamında uzayda maruz kalınan radyasyonun kanserli hücre oluşumuna olan etkisi de özel olarak araştırılacak. Bu, uzayda geçirilen süreçlerin insan sağlığı üzerindeki potansiyel etkilerini anlamak adına önemli bir çalışma olacak.

Bir diğer deneyde ise tek hücreli canlıların uzay ve Antarktika bölgesindeki büyüme verileri karşılaştırılarak, farklı çevresel koşullara adaptasyon yetenekleri incelenecek. Bu karşılaştırma, farklı ekstrem koşullara uyum sağlama konusundaki biyolojik mekanizmaların anlaşılmasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.

BİTKİLERDEKİ DEĞİŞİM İNCELENECEK

Bitkilerin mikro yer çekimi altındaki değişimleri detaylı bir şekilde incelenecek.

Ayrıca, propolis maddesinin mikro yer çekiminde bakteriler üzerindeki etkisi özel olarak araştırılacak. Bu deney, propolis'in mikro yer çekimi koşullarında antibakteriyel özelliklerini değerlendirerek uzayda potansiyel kullanımını incelemeyi amaçlamaktadır.

Bir diğer deneyde, ses frekans değişiminden kaynaklanan rahatsızlıkların tespiti üzerine odaklanılacak. Bu çalışma, uzay ortamındaki değişen ses frekanslarının insan sağlığı üzerindeki etkilerini anlamak adına önemli bir adım olacak.

Yapay zeka desteği ile havanın oksijen seviyesinin hesaplanmasıyla birlikte, düşük yer çekiminin sebep olduğu rahatsızlıkların tanımlanması hedeflenmektedir. Bu kapsamlı çalışmalar, TÜBİTAK Uzay, Axiom Space ve NASA ile koordineli bir şekilde yürütülecek ve uzay araştırmalarına önemli katkılarda bulunmayı amaçlamaktadır.